Mimarlık Vakti

usta olduğunu aklından çıkarma
avantajlarından faydalan
hata yapmama ya da az hata çok az avantajı
pişman olacağın şeyleri yapmama avantajı
bir sınır koyabilme
saygı duyuluyor olma avantajı
herkes bunun için çırpınıyor
korkuyla karışık saygı duyuluyor olma avantajı
bir adım yaklaşmaya çekiniliyorsa
bir adım yaklaşmalarına izin verme

*Sijo, Mehmet Davut Özdal,

Bunu buraya bırakalı bir ay kadar olmuştu. Epeydir yazamıyordum. Bu sürede köprünün altından çok sular aktı. O gün bu mısralardan ne umduydum tam çıkaramadım ama bugün başka bir vesileyle bu mısralara tekrar bağlanmayı deneyeceğim. Mesele mimari pratikler, anahtar kelime mesafe ya da saygı duyuluyor olma avantajı.


Söz konusu edeceğim mimari pratikler yahut mekansal düzenlemeler telifli değil. Alabildiğine anonim, işlevsel sayılabilecek nisbeten önemsiz olaylar; tasarım veya yapım sürecinde de mimari bir iş olarak anıldıklarını sanmıyorum. En eskisi yedi sekiz sene öncesine kadar gider herhalde, biri ben Kuveyt’te iken yapıldı, diğeri yeni sayılabilir. Aşağıda Üsküdar’ın tek bir hat üzerinde yürünerek iki dakikada görülebilecek üç camisinde son on senede yapılan mekansal düzenlemeleri ele alarak bu pratiklerin kavramsal düzeyde ifade kabiliyetini mesele edeceğim. Bu kabiliyetin siyasal bir tavra işaret ettiği iddiasındayım. Ancak mimari pratikler dolayısıyla kendini gösterebilecek bu siyasi tavır her yerde kendini gösterebilir aslında. Detaylandıracağım bu örneklerin yanında gene öğrencilik güzergahımdan bildiğim başka yerlerde de bu siyasaya örnek olabilecek düzenlemeler yapıldı. Onlara da kısaca değineceğim.

Detaylandıracağım bu mekansal düzenlemelerin ilki Kara Davud Paşa Cami’nde yapıldı. Sonuncusunun temelleri bu kış atılmıştı, kış şartları ortadan kalkınca kendini gösterdi. Bu ikisini birlikte ele alacağım, işlevsel açıdan bakılınca meşruiyeti benzer sebeplerle açıklanabilir. Selman Ağa Cami’ne yapılanlar kentsel düzenleme ölçeğinde yapıldı, çok daha büyük bir prodüksiyon sayılabilir. İşlevsel açıdan bakarsak da ilk iki örneğin tersi yönde bir düzenleme söz konusu burada. Dümdüz somut olarak bakarsak diğerlerinde kapatmak, burada açmak hedeflenmiş diyebiliriz. Fakat kavramsal düzeyden bakarak her iki operasyonun da aynı tavrın ifadesi olduğunu göstermeyi deneyeceğim. Zaten ‘kapatmak’ ve ‘açmak’ yahut bir sınır koyabilme kabiliyeti mimari pratiklerin en temel operasyonel gücüdür denebilir. Ezcümle mimari pratiklerin zihinsel kudreti üzerinde bazı spekülasyonlar olacak.


Yorum bırakın