Türkçe Mimarlık Edebiyatı: Yanıyor mu Yeşil Köşkün Lambası

19. yüzyıl sonlarındaysa Pera’dan başlayarak, ama hızla İstanbul’un tüm semtlerinde yaygınlaşarak koridorlu konutlar belirdi. Bu değişim daha erken 1930’lardan başlayarak ‘salkım plan’ olarak adlandırılabilecek bir ev tipolojisine doğru evrilecekti. Evin ön cephesinde salon, yanında mutfak ve arkada bir koridora dizilmiş banyo, tuvalet ve yatak odaları ‘salkım’ı doğmuştu. Bu tipoloji 1980’lerde tüm Türkiye kentlerinin orta ve üst gelir gruplarının standart, hatta aksi düşünülemez konut planı haline gelecekti. Ancak 2000’lerde bunun dışında farklı işlevsel özelleşme denemeleri başlamıştır. Hâlâ çekingen bir tempoyla yayılmaktadır.

Metis Yayınları Twitter hesabından yapılan bir paylaşımdan aldım bu paragrafı. Uğur Tanyeli’nin son kitabı Gerilimli Değişim’de yer alan paragraf kitabın tanıtımı amacıyla yapılan paylaşımda kullanılmış. Metis, kitap çıktığından beri periyodik aralıklarla yaptığı paylaşımlarında kullanıyor bu kitaptan yaptığı alıntıları. Bunları Ece Ayhan’ın tabiriyle ‘alınlık’ olarak alıp buraya koymamda bir sakınca yoktur sanıyorum. Bu ‘alınlık’tan yola çıkarak kitabın ilmi mütalaasını yapmaya niyetlenmedim. Böyle uluorta karşıma çıkınca biraz çevresinden dolanayım istedim. Daha önce de yaptığım bir şeyi, Tanyeli’yi nesneleştirmeyi deneyeceğim.

Okumaya devam et “Türkçe Mimarlık Edebiyatı: Yanıyor mu Yeşil Köşkün Lambası”

Küfre yaklaştıkça inancım artıyor: Pierre Bourdieu

Burada yazdıklarımı genelde ‘mimarlık edebiyatı’ başlıklı sütunda topluyorum. Aslında mimari yazın veya mimarlık literatürü diye de bilinen birikimi; akademik veya profesyonel mimarların yazıp yayınladıkları metinleri mesele ediyorum. Türkiye’de ve Türkçe yazılanlar için Türkçe Mimarlık Edebiyatı alt başlıklardan biri. Henüz çok yazamasam da Akademik/Lirik/Ütopik/Çeviri Mimarlık Edebiyatı gibi alt başlıklar da oldu, olacak. Bu yazıda benim serüvenlerim olacak.

Okumaya devam et “Küfre yaklaştıkça inancım artıyor: Pierre Bourdieu”