Türkçe Mimarlık Edebiyatı: Cennet

Her koşul altında mutlak uyum içindeki tüm yaratıklar için çevre, her an cennettir. Ancak insan, bilincinin sağladığı fırsatla dünyanın yüce güzelliğini idrak edecek ve yaradılışın kurallarına uyarak, varlığın idrakini mümkün kılan referans noktalarını oluşturmak suretiyle çevresiyle uyumlu bir cennet inşa edebilir.

Sadeliğin müstesna değeri ile çeşitliliğin yarattığı çok boyutluluk dünyaya, tarihe ve geleceğe sorumluluk duygusuyla bakanlar için evi, şehiri bilinçle yaşayan bir cennet düzeyine eriştirir. Demir Evler tarihi tecrübenin değerlendirilmesi yoluyla elde edilecek çözümlemelerin insana ve varliğın olanaklarına duyduğumuz güvenin bir ürünü oldular.

Alıntı Hazreti Mimar Turgut Cansever’den. Tasarım Dergisi ‘1992 Aga Khan Mimarlık Ödülleri’ özel sayısında Bodrum Demir Evler sayfalarında yer alan Turgut Cansever Mimarlık Ofisi tarafından hazırlanmış metnin son paragrafı. Metin muhtemelen dergi için değil Aga Khan başvurusu için hazırlanmış. Dergide de, diğer uygulamalar için olduğu gibi, oradan alınan metin ve görseller kullanılmış.

Şu yazıda Hasan Ünal Nalbantoğlu’nun brütal itirazı dolayısıyla Demir Evler’i anmıştım. Mimarın ağzından ne idüğünü merak edenler için dergideki yazının taranmış bir kopyasını buraya koydum. Bu başlık altında izini sürdüğüm gayduruguppak mimari jestlere fevkalade bir örnek olduğu için bu kısmı buraya aldım. İslam’da Şehir ve Mimari üstadının, cenneti bir bilinç hadisesi olarak alınca, onun inşa edilerek pazarlanabilir bir şeye dönüştüğünü keşfeden ilk mimar sinanımız olarak hakkını vermek gerek. Benim bildiğim kadarıyla cenneti tasarlayan mimar vakasına daha önce rastlanmadı bu memlekette. Bu minvalde söz konusu ‘dünya cenneti’ tasavvurunun geçerliliğini ulemaya, cenneti hakedenleri bilmeyi tanrılara, altından akan ırmakların tadını çıkarmayı da sakinlerine bırakıyorum.


2 thoughts on “Türkçe Mimarlık Edebiyatı: Cennet”

Yorum bırakın