Cephede Mitralyöz Ayna Gibi Parlıyor

Memleket liberal esiyordu. Biz de olabildiğince herkesi dinleyebilmek için her yere gidebilecek kadar saftık. Murat Belge’yi dinlemeye gitmiştik Fahrettin’le Bilim ve Sanat Vakfı’na. Gündem neydi hatırlamıyorum. Şöyle bir cümle geçmişti, onu hatırlıyorum: “O zamanlar tabi cevaplar roman yazılarak veriliyor, gazeteden filan değil.” Saloncak gülmüştük, o yüzden yer etmiş olsa gerek. Yerini de şimdi buldum.

Okumaya devam et “Cephede Mitralyöz Ayna Gibi Parlıyor”

Türkçe Mimarlık Edebiyatı: Reductio ad absurdum *

TEĞET bir çok projede yaptığı gibi bu binada da, ikonik yapı birmlerinden oluşan bir çok kültürlü ve anakronistik bir kompozisyon ortaya koymuştur. Örneklerle açıklamak gerekirse;  kitapçı 19. Yüzyıl Avrupa kütüphanelerinin cömert hacimli  mekanları, oditoryum, İtalya’daki ya da İran’daki sarayların üst katlardan -ve kolonadlar ardından- meydana bakan locaları ve atriumda yükselen rampa ziguratların zigzakları akılda tutularak tasarlanmıştır. Model alınan  bu arketipler YKKS’de, tarihsel ve coğrafi referanslarını öne çıkarmayan soyut bir ifadeyle yorumlanmıştır. Bu sayede, binanın dili, postmodern bir kolaj olmanın ötesine geçerek, mimari kültüre dair çağrışımları, anıları ve hisleri derinden canlandıran “modern” bir eklektisizm sergilemektedir.

Okumaya devam et “Türkçe Mimarlık Edebiyatı: Reductio ad absurdum *”

Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ (1300-1600)

Bir okur olarak bu klasik kitabın kısa bir tarihini yazmak istedim. Kitabın matbuat serüvenini kurcalayarak yazarının ‘tarihçilik’ kariyerinde mühim bir eşik olduğu varsayılan bu kitabın içeriğinden çok piyasadaki dolaşımına ilişkin bazı tartışılabilir detaylardan söz edeceğim. Söz konusu ettiğim detaylar, bir kitabın yayınlanması sürecinde hangi tarafın tasarrufuyla öyle olmuştur bilemem. Fakat bir şekilde bu hususların okurun spekülasyonuna açık olduğuna inanıyorum. Ben burada eteğimdeki taşları dökeceğim.

Okumaya devam et “Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ (1300-1600)”