Okumaya devam et “Modern Mimarlık İmtihanı: Nahoş bir olay”Kemal Paşa bakışlarıyla beni süzdü, selamladı ve doğrudan doğruya konuya girerek şunları söyledi: “Profesör, size inşaatına yeni başlanmış olan öğretmen okulunu ve okulun planlarını gösterdiler. Gördükleriniz modern bir öğretmen okulunu ifade edebiliyor mu?”
Kısa bir duraklamadan sonra cevap verdim: “Ekselans, Kemalettin’le beraber çalışırsak bina modern bir okul olur.” Bunun üzerine Kemal Paşa, Size bunu sormadım, dedi. Size şunu sordum: Şu anda gördüğünüz modern bir öğretmen okulu mu? Bu durumda fikrimi açıkça söylemem gerekiyordu. Projenin modern bir okul olarak görülemeyeceğine hak verdim.
Kemal Paşa, bakana, Necati’ye dönerek, planları bir kenara bırakın, okulu Prof. Egli’nin inşa etmesini istiyorum, dedi. Verilen bu karardan sonra görüşme bitmiş ve ben beynimi saran düşüncelerimle baş başa kalmıştım. Salonda sürekli dolaşıyor, sürekli Kemalettin’i ve olanları düşünüyordum. Daha bir gün önce beni istasyonda o kadar dostça, babaca karşılamış olan kişinin elinden inşaat alınıyordu. Ankara’ya gelir gelmez nahoş bir olayın ortasında kalmıştım. Bu durumda ne yapmam gerekirdi?”
