Okumaya devam et “Türkçe Mimarlık Edebiyatı: ‘Güvercin’”Otel, banka, mektep, iskele, şimdi dışarıdan minaresi ve içeriden minberi eksik birer cami karikatürüdür. Bu tarz inşa usulüne mimarlarımız “Türk Mimarisi” diyorlar. Hakikaten bu çirkin taş yığınları Türk Mimarisi midir? O halde güvercinler neye bu mimariyi bir türlü sevmiyorlar?
Çini gibi, şark mimarisinin mütemmimi olan güvercinler, semanın her köşesinden üşüşerek, kubbe ve minare olan yerlerde küme halinde toplanırlar. Sinan’ın en hakiki hayranları, şadırvanlar etrafında, fıskiye, fıskiye serpintileri ve kavs-ı kuzahları içinde oynaşan bu lacivert kanatlardır.
Halbuki güvercinler, ne ecnebi banka binalarının sahte arabesklerine, ne de Evkaf hanlarıyla Seyr-i Sefain İskelelerinin kubbelerine ve süslü saçaklarına aldanıyorlar. Düyun-u Umumiye’nin damları üstüne bir güvercinin konduğunu henüz bir kimse görmemiştir. Güvercin, şayan-ı hayret bir anlayışla usta Sinan ve Kasım’ı aciz mukallitlerinden ayırmakta zerre kadar tereddüt göstermiyor.
Büyük mimarlarımızın bazen fikir danışması için, sanayi-i nefise encümenine bir güvercinin de aza intihab edilmesi acaba muvafık olmaz mıydı?
Etiket: Günkut Akın
Mimari Dolaşım Biçimleri : Küre
Okumaya devam et “Mimari Dolaşım Biçimleri : Küre”Tanzimat aydınını Osmanlı kültürünün özel koşullarını hesaba katmamakla ve teslimiyetçi bir Batıcılık’la suçlamadan önce ” modern olma “nın, ” aydın olma “yla kısmen çakışan ve dünyanın neresinde olursa olsun değişmeyen bir nitelik taşıdığını düşünmek gerekir. Reformlar açısından pratik bir yararı olmayan ve bugün bile ütopik görünen, cami avlusuna anıt dikme düşüncesi, yalnızca avangard bir modernizmle açıklanabilir. Bu radikal tavır, sadece bugün değil, Tanzimat’ın ilk yıllarında doğan kuşak tarafından da l860’ların ortalarından itibaren eleştirilmeye başlanmıştı. Ancak Modernizm ve Aydınlanma tartışmalarının oldukça yoğunlaştığı günümüzden geriye bakıldığında, Türkiye’ de kısa süreli ve sınırlı da olsa, Modern’ i başlatan böyle bir dönemin 1840’larda var olduğunu düşünmek insanı mutlu kılıyor. Ben kendi hesabıma, Divanyolu’ndan her geçişimde, 70 cm çapındaki o küçük küreyi, İstanbul’daki ilk modern yapı olarak selamlıyorum.
