Cephede Mitralyöz Ayna Gibi Parlıyor

Memleket liberal esiyordu. Biz de olabildiğince herkesi dinleyebilmek için her yere gidebilecek kadar saftık. Murat Belge’yi dinlemeye gitmiştik Fahrettin’le Bilim ve Sanat Vakfı’na. Gündem neydi hatırlamıyorum. Şöyle bir cümle geçmişti, onu hatırlıyorum: “O zamanlar tabi cevaplar roman yazılarak veriliyor, gazeteden filan değil.” Saloncak gülmüştük, o yüzden yer etmiş olsa gerek. Yerini de şimdi buldum.

Okumaya devam et “Cephede Mitralyöz Ayna Gibi Parlıyor”

Yahya Kemal’e merhaba

İnanılmaz şair Yahya Kemal’in şiirleri var, fakat kitabı yoktu.

Vecize Abdülhak Şinasi Bey’in. Şair öldükten hemen sonra, kitapları henüz yayınlanmadan evvel söylenmiş. Yahya Kemal’in ilk kitabı Kendi Gök Kubbemiz 1961 yılında, şair öldükten 3 yıl sonra yayınlanmış. Koskoca Yahya Kemal’in kitaplarının yayınının bu kadar geç bir tarihte yapılmış olması tuhaf. Söz konusu olan, en azından benim okuduğum kadarıyla, ‘Yeni Türk Şiiri’nin şairleri tarafından baş köşeye oturtulan bir şair. Nazım Hikmet’ten, İsmet Özel’e kadar aksine rastlamadım. Bunun neden böyle olduğu bu yazının konusu değil. Bu yazıda kurcalamak istediğim şey, Yahya Kemal’in Kitaplarının Basılması Meselesi. Bir çok açıdan dikkate değer bir yayıncılık hadisesi olduğunu düşünüyorum. Bakalım.


Okumaya devam et “Yahya Kemal’e merhaba”

Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ (1300-1600)

Bir okur olarak bu klasik kitabın kısa bir tarihini yazmak istedim. Kitabın matbuat serüvenini kurcalayarak yazarının ‘tarihçilik’ kariyerinde mühim bir eşik olduğu varsayılan bu kitabın içeriğinden çok piyasadaki dolaşımına ilişkin bazı tartışılabilir detaylardan söz edeceğim. Söz konusu ettiğim detaylar, bir kitabın yayınlanması sürecinde hangi tarafın tasarrufuyla öyle olmuştur bilemem. Fakat bir şekilde bu hususların okurun spekülasyonuna açık olduğuna inanıyorum. Ben burada eteğimdeki taşları dökeceğim.

Okumaya devam et “Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ (1300-1600)”

Çeviri Mimarlık Edebiyatı: Varsayılan

Weizman, 1995 yılında AA Londra mimarlık fakültesinde eğitim görürken Ramallah’daki Filistin Planlama Bakanlığı ve B’Tsalem (İşgal Edilmiş Topraklardaki İnsan Hakları İsrail Enformasyon Merkezi)’de gönüllü mimar olarak çalışmaya başladı. Bu çalışması sırasında, topografya ile ilgili hava fotoğrafları ve haritaların yeterli olmadığı ve çoğunun da İsrail hükümeti elinde olduğu ve vermeye de gönüllü olmadığı ortaya çıktı. Arsa kullanımı, tarım arazileri ve yol ağlarını içeren bu harita ve fotoğrafların egemenin elinde olması, sömürge edilen toprakların kontrol edilmesinin basit planlama ve tasarım hileleri ile gerçekleştiğini; Weizman, topografyaya dair hava fotoğrafları ve haritaların gerekliliği ortaya çıktığında anladı. İşgal edilmiş toprakların, mekan ve bölge organizasyonu yani imar planlarında kontrol, hava fotoğrafları ve karayollarının planları ile siyasi sömürgeciliğin ana elemanı olduğu görünür kazandı. Weizman ile Rafi Segal’in birlikte yazdıkları, bu alanda bir ilk olan “Sivil İşgal” isimli kitap; barınma-yerleşme hakkı, sivil kontrol ve egemenlik adına ihlal edildiğinde sorumluluğun sadece yerel yönetimler veya hükümetlerde mi… Bu ihlal sürecinde mimarın rolü ve mimari projelerin sorumluluğu… istisna hallerinin toprak ve egemenlik üzerinde farklı koşulları … gibi günümüze kadar yoğun tartışılmaya başlanacak olan sorunları öne çıkardı.

Okumaya devam et “Çeviri Mimarlık Edebiyatı: Varsayılan”