
Bir kitap vesilesiyle özelde Arketon’un genelde Türkiye’deki mimarlık yayıncılığının serencamına giriş yapmış bulundum. Buradan öteye yol var.
I.
Bruno Zevi’nin 1948 yılında İtalya’da yayınlanan “Saper Vedere l’architettura” kitabı İngilizce olarak “Architecture as Space: How to Look at Architecture” başlığıyla 1957’de, Fransızca olarak “Apprendre à voir l’architecture” başlığıyla 1959’da yayınlanmış. Türkçe’de ilk kez Demir Divanlıoğlu’nun Fransızca metinden yaptığı çeviriyle “Mimariyi Görmeyi Öğrenmek” başlığıyla Birsen Yayınevi tarafından 1990’da yayınlanmış. Daimon Yayınları gene fransızca metinden yapılan farklı bir çeviriyi, Alp Tümertekin çevirisini, “Mimarlığı Görebilmek” başlığıyla 2015 yılında yayınladı. Tekrar baskısı 2021’de, kapanan Daimon’un bir nevi devamı olan Arketon Yayınları tarafından yapılanbu kitabın girişinde önsöz mahiyetinde bir yazı var. Ne önceki çeviriden, ne başlık olarak seçilen ifadelerin nüanslarından, ne çeviriye kaynak olarak fransızca metnin neden tercih edildiğinden bahis yok. Yazı mimarlık tarihçisi Bülent Özer’in 1961 yılında bir dergide yayınlanan, kitabın içeriğini açıklayan kısa bir yazısı. Girişte bu yazıyı okumak sadece mimariyi görmeyi değil, kitabı nasıl anlamak gerektiğini de öğretiyor.




Çeviri mimarlık edebiyatı bağlamında Bruno Zevi’nin bu metni, Türkçe’ye iki kez çevrilmiş olmaklığıyla eşsiz sanıyorum. Niye öyle oldu?
Bu durum yayıncılık pratikleri bağlamında değerlendirilebilir. Belki telif haklarıyla ilgilidir ya da 25 yıl önce yayınlanmış bir kitabı tekrar yayınlamak isteyen fakat halihazırdaki çeviriyi kusurlu bulan yayıncı yeni çeviriye ihtiyaç duymuş olmuş olabilir. İkincisi olduğunu tahmin ediyorum. Her iki çeviri metnin ilk cümlesini karşılaştırınca ilkinin Türkçe ifade gücü itibariyle epey noksan kaldığını görebiliriz.
Mekan, Mimarinin Belli Başlı Öğesi Mimarlık üzerine tüm çalışmalar sızlanmalarla başlar: bu tür davranışlar hiç eksik olmayacaktır.
Demir Divanlıoğlu, 1990
Mimarlığın Temel Öğesi: Mekan Mimarlık konusundaki kitapların pek çoğu yakınmalarla başlar: bu adete biz de uyacağız.
Alp Tümertekin, 2015
Doğrusu ikinci cümleyi bir mimarlık kitabı için epey cazibeli ve kalbur üstü bulduğumu söylemeliyim. Yabancı metinlerin farklı çevirilerini karşılaştırarak okumanın da Türkçeyi düşünmek açısından epey faydasını gördüm. Bu imkan genelde edebiyat kitaplarında, bilhassa dünya klasiklerinde bulunur. Edebiyat yayıncılığında sık rastlanan bu durum, farklı çevirilere sahip olmak imkanı, mimarlık yayıncılığında benim ilk kez karşıma çıktı. Öyleyse yeri gelmiş deyip, bu vesileyle eteğimdeki taşlarrı dökmek istiyorum. Burada mesele edeceğim şey, söz konusu çevirileri karşılaştırarak iyisini bulmak değil. Türkiye mimarlık yayıncılığında baskın tür olan çeviri mimarlık edebiyatını söz konusu kitap ve yayıncısı üzerinden masaya yatırmak. Sorum şu: Amaç ne?
