Mimari Dolaşım Biçimleri : Küre

Tanzimat aydınını Osmanlı kültürünün özel koşullarını hesaba katmamakla ve teslimiyetçi bir Batıcılık’la suçlamadan önce ” modern olma “nın, ” aydın olma “yla kısmen çakışan ve dünyanın neresinde olursa olsun değişmeyen bir nitelik taşıdığını düşünmek gerekir. Reformlar açısından pratik bir yararı olmayan ve bugün bile ütopik görünen, cami avlusuna anıt dikme düşüncesi, yalnızca avangard bir modernizmle açıklanabilir. Bu radikal tavır, sadece bugün değil, Tanzimat’ın ilk yıllarında doğan kuşak tarafından da l860’ların ortalarından itibaren eleştirilmeye başlanmıştı.  Ancak Modernizm ve Aydınlanma tartışmalarının oldukça yoğunlaştığı günümüzden geriye bakıldığında, Türkiye’ de kısa süreli ve sınırlı da olsa, Modern’ i başlatan böyle bir dönemin 1840’larda var olduğunu düşünmek insanı mutlu kılıyor. Ben kendi hesabıma, Divanyolu’ndan her geçişimde, 70 cm çapındaki o küçük küreyi, İstanbul’daki ilk modern yapı olarak selamlıyorum.

Okumaya devam et “Mimari Dolaşım Biçimleri : Küre”

Lirik Mimarlık Edebiyatı: Hatırlamak

The main rooms of the small mountain hotel overlooked the valley on the broad side of the long building. It had two adjacent wood-paneled reception rooms on the ground floor, both of them accessible from the corridor and connected by a door. The smaller of them looked like a comfortable place in which to sit and read, and the larger one, with five well-placed tables, was clearly the place in which meals were served. On the first-floor there were bedrooms with deep, shady wooden balconies, on the second floor more bedrooms opening onto terraces.
I would enjoy looking at the open sky from the upper rooms, I thought, as we approached the hotel for the first time. But the thought of staying in one of the first-floor rooms and reading or writing in the intimate atmosphere of the shady balcony in the late afternoon in turn seemed no less inviting
.

Okumaya devam et “Lirik Mimarlık Edebiyatı: Hatırlamak”

Modern Mimarlik İmtihanı: Okul

Mektep binasının tarzı inşası ile orada tatbik edilen usulü terbiye ve mektebin inzibat ve tedrisatı arasında umumiyetle zannedildiğinden daha sıkı bir münasebet vardır. Alelade binalar, müterakki usullerin tatbikini hemen otomatik surette meneder, ve muallimler ile talebeyi münhasıran kitap ile tedris ıztırarında bırakır; bunlara azamî olarak birkaç harita levha ve eşya derslerine ait levazım ilâve edilebilirse de böyle binalarda bunlardan fazla istifade edilemez. Bu hal talim ve tedriste talebenin münfeil bir vaziyette kalmasını, intaç ve muhakeme, icat ve icra kabiliyetleri zararına olarak hemen münhasıran hafızanın istimalini terviç eder. Binaenaleyh mektep binaları ile eşya ve teçhizatı meselesi fevkalâde mühimdir. Muallimlerin ihzarından sonra sıra buna gelir; umumiyet itibarile mimarlar, talim ve terbiye ihtiyacatına kâfi derecede vâkıf değildirler; mahallî idareler tedrisat ihtiyacatına muvafık olmasından ziyade görünüşünü düşünürler. Binalarda sıhhat ve nezafet esaslarına göre tertibat yapılmazsa, elişleri, idarei beytiye, resim ve sanayii nefise, kütüphane, müze, ilh, için münasip mahaller mevcut olmazsa maarifin muntazam bir inkişafla terakki etmesi mümkün olamaz. Binaenaleyh şunu teklif ediyorum. Vekillikte bir mebani ve levazım müdiriyeti teşkil eylemelidir. Bu müdiriyetin fenni mimaride maharet sahibi ve fazla olarak mektep hıfzıssıhha ve nezafetine, terbiyevî nazariyat ve ameliyata, ve muhtelif memleketlerde maarif ihtiyacatına en ziyade tevafuk ettiği tecrübe edilen inşaat tarzlarına tamamile vâkıf mütehassısları bulunmalıdır. Şunu da söyliyeyim ki bu teklif, bütün binaların mükellef ve pahalı olmasını tazammun etmez, iktisadî cihet te mütalea olunmalıdır. İhtimal ki Türkiyenin bazı yerlerinde «açık hava» yahut «yarı açık hava» denilen tarzda mektepler de yapılabilir. Herhalde bu müdiriyet mütemadiyen bütün müterakki memleketlerden inşaat plânları celp ve tetkik etmelidir. Muhtelif tarzlarda mektep binalarının mufassal plânlarını hazırlamalıdır ve sair memleketlerde ileride kabul edilecek ıslahatı takip etmelidir. Yeni bütçeye bu hususta lâakal iki üç kişi yetiştirmeğe kâfi tahsisat konulmalıdır.

Okumaya devam et “Modern Mimarlik İmtihanı: Okul”