







Plan nedir?
Plan bir direktif ( yani cemiyetin gidişine hariçten ve şeraite rağmen bir müdahale ediş ) midir, yoksa bir önceden görüş ( yani cemiyet kuvvetlerinin inkişaf merhalelerinin evvelden müşahede ve tespiti ) midir ?
Bu bir davadır ki, “planlı bir cemiyet nizamı” nı, bizzat bir ihtilal içinde tahakkuk ettirmek tecrübesine girişen bugünkü Rusya’da fikir münakaşalarının en baş mevzuunu teşkil eder.
Bu dava bir bakışta basit gibi görünür.
*Taslak
Muhit kelimesile bir binanın yakınında ve yahut uzağında bulunan şeyleri kasdediyorum. Bu muhit, bina ile beraber bir vahdet teşkil eder. Ziya, hava, güneş, rüzgar, erazinin sathının şekli ve vaziyeti: su, nebatat, tabiatın sertliği ve yumuşaklığı , gecenin şayanı dikkat vasfı ve akşamın gizli musikisi… Bunların hepsini bir tek kelime ile “muhit” ile ifade ediyorum.Okumaya devam et “Modern Mimarlık İmtihanı: İnkişaf *”
Muhit bir annenin kıymetli, mukaddes kucağına benzetilebilir. O halde insanın nevi, tefekkürü, hareketi, zannıma göre, ırk ve milliyetten ziyade muhit tarafından tayin olunur.
Okumaya devam et “Modern Mimarlık İmtihanı: Muhit”Atatürk, bir gün Gazi Orman Çiftliği’nde bir inceleme yapmak üzere Tarım ve Milli Eğitim bakanlıklarından uzman ister. Maarif Vekili Mustafa Necati Bey beni görevlendirdi. Çiftlik arazisinin, şimdi GEE bulunan bomboş ve el değmemiş kısmını geziyorduk. Atatürk buranın nasıl değerlendirileceğini sordu. Ziraatçi arkadaş ‘ağaçlandıralım’. dedi. Bana sordu; ‘bir okul yeri olabilir’ dedim. O günlerde Ankara Erkek Muallim Mektebi için yer gerekli idi. Büyük Ata; ‘Öyleyse burada odun yetiştirmeyin; okul açıp adam yetiştirin’ dedi. Böylece orası Öğretmen Okulu yeri oldu; sonra da Gazi Eğitime geçti.
Okumaya devam et “Modern Mimarlık İmtihanı: Nahoş bir olay”Kemal Paşa bakışlarıyla beni süzdü, selamladı ve doğrudan doğruya konuya girerek şunları söyledi: “Profesör, size inşaatına yeni başlanmış olan öğretmen okulunu ve okulun planlarını gösterdiler. Gördükleriniz modern bir öğretmen okulunu ifade edebiliyor mu?”
Kısa bir duraklamadan sonra cevap verdim: “Ekselans, Kemalettin’le beraber çalışırsak bina modern bir okul olur.” Bunun üzerine Kemal Paşa, Size bunu sormadım, dedi. Size şunu sordum: Şu anda gördüğünüz modern bir öğretmen okulu mu? Bu durumda fikrimi açıkça söylemem gerekiyordu. Projenin modern bir okul olarak görülemeyeceğine hak verdim.
Kemal Paşa, bakana, Necati’ye dönerek, planları bir kenara bırakın, okulu Prof. Egli’nin inşa etmesini istiyorum, dedi. Verilen bu karardan sonra görüşme bitmiş ve ben beynimi saran düşüncelerimle baş başa kalmıştım. Salonda sürekli dolaşıyor, sürekli Kemalettin’i ve olanları düşünüyordum. Daha bir gün önce beni istasyonda o kadar dostça, babaca karşılamış olan kişinin elinden inşaat alınıyordu. Ankara’ya gelir gelmez nahoş bir olayın ortasında kalmıştım. Bu durumda ne yapmam gerekirdi?”


*Taslak
Dear Friends,
I want to make this proposal to you: Today there is almost nothing to build, and if we can build anywhere, then we do it in order to live. Or are you lucky enough to be working on a nice commission? My daily routine almost makes me ill, and it is basically the same for all of you. As a matter of fact, it is a good thing that nothing is being built today. Things will have time to ripen, we shall gather our strength, and when building begins again we shall know our objectives and be strong enough to protect our movement against botching and degeneration.
Let us consciously be “imaginary architects”! We believe that only a total revolution can guide us in our task. Our fellow citizens, even our colleagues quite rightly suspect in us the forces of revolution. Break up and undermine all former principles! Dung! And we are the bud in fresh humus.
The individual personality will disappear with commitment to a higher task—if architecture reappears then the master builder will be anonymous.
Bruno Taut (Glas): First Crystal Chain Letter
*Taslak
Fahri Özdilek, binanın açılışını, konuşmasının sonunda şu sözlerle ifade etmiştir.
Temsilciler Meclisinin sayın üyeleri!
Atatürk Ankarasına yaraşan bu büyük Meclis binasını, duvarları hiç bir çarpık ses işitip kirlenmeden ve tertemiz, sîzlere emanet ediyoruz.
Saat 15.20 de aranızdan en yaşlı üyenin başkanlığında toplanmak üzere birleşime (Kurucu Meclisin) ara veriyorum.
*Taslak
Okumaya devam et “Çeviri Mimarlık Edebiyatı: Varsayılan”Weizman, 1995 yılında AA Londra mimarlık fakültesinde eğitim görürken Ramallah’daki Filistin Planlama Bakanlığı ve B’Tsalem (İşgal Edilmiş Topraklardaki İnsan Hakları İsrail Enformasyon Merkezi)’de gönüllü mimar olarak çalışmaya başladı. Bu çalışması sırasında, topografya ile ilgili hava fotoğrafları ve haritaların yeterli olmadığı ve çoğunun da İsrail hükümeti elinde olduğu ve vermeye de gönüllü olmadığı ortaya çıktı. Arsa kullanımı, tarım arazileri ve yol ağlarını içeren bu harita ve fotoğrafların egemenin elinde olması, sömürge edilen toprakların kontrol edilmesinin basit planlama ve tasarım hileleri ile gerçekleştiğini; Weizman, topografyaya dair hava fotoğrafları ve haritaların gerekliliği ortaya çıktığında anladı. İşgal edilmiş toprakların, mekan ve bölge organizasyonu yani imar planlarında kontrol, hava fotoğrafları ve karayollarının planları ile siyasi sömürgeciliğin ana elemanı olduğu görünür kazandı. Weizman ile Rafi Segal’in birlikte yazdıkları, bu alanda bir ilk olan “Sivil İşgal” isimli kitap; barınma-yerleşme hakkı, sivil kontrol ve egemenlik adına ihlal edildiğinde sorumluluğun sadece yerel yönetimler veya hükümetlerde mi… Bu ihlal sürecinde mimarın rolü ve mimari projelerin sorumluluğu… istisna hallerinin toprak ve egemenlik üzerinde farklı koşulları … gibi günümüze kadar yoğun tartışılmaya başlanacak olan sorunları öne çıkardı.